DİLA's profileBURÇAK KARDEŞLER ...PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
O BENİM DÜNYAM ŞAHNUR BURÇAK
![]() ABLAMA
mühür gözlüm bal dudaklım,yaşama nedenim.yine senden ve evimizden çok uzaklardayım,senin için yalnız senin için çalışıyor, yaşama savaşı veriyorum.senin bizler için yaptıklarına karşı az bile yapıyorum.biliyorum çok acı çekiyorsun,yaşadıkların kimbilir kaç kez bir film şeridi gibi gözlerinin önünden akıp gidiyor. kimbilir kaç hançer saplanıyor yüreğine..?bizi memleketten istanbul'a taşıyıp getirdiğinde,evden ve bizlerden ayrılmak zorunda bırakıldığında,anne babamızdan yediğin darbeler yetmezmiş gibi, omuzunda taşıyıp büyüttüğün ortanca kardeşimizin sırtına vurduğu sopayı hiç unutmadım.ama sen çoktan unuttun
(ben ve ablam çocukluğumda mutlu olduğum) (ender günlerden biri)
öylesine ailesine bağlı öyle sevgi doluydunki,hiç düşünmedin, o yaşta sırtıma vuran yarın ciğerimden vurur demedin.sen uzaklara gittin bense o evde onlarla yaşadım.içlerindeki şeytanı gözlerinde gördüm.her birinin yüreklerindeki çirkinlik zamanla yüzlerinede yansıdı.yazıkki sen yaşın ilerledikçe nadim oldun çok üzgünüm. yazıkki sen yaşın ilerledikçe nadim oldun,çok üzgünüm. onların sana yaşattığı acıları unutturmaya çalıştım,geceler boyu çektiğin ızdırabı acıyı dinledim,genede dinlerim bilirsin.bilmeni isterimki yıllardır yanında olduğum gibi her an ve her zaman seninleyim seni çok seviyorum sevgili ablam. January 16 ANNEMİN ÜNZİLESİ
ANNEMİN ÜNZİLESİ Avazım çıktığı kadar bağırmak, anne diye feryad etmek istiyorum..? neden biz bunları yaşamak zorunda kaldık,cevap verebilecekmisin anne.hangisini sorayım,ablamı küçücük bir kızken neden evlendirdiniz daha buluğ çağına bile gelmemişti verdiniz birine,oda çocuk,sonra askere gitmiş.kayınvalide döver aç bırakır,açıkta bırakır,yaşamadığı birşey kalmaz,dayanacak gücüde.babam gitmiş almış,gerçi baba demeye dilim varmıyor ama neyse,ben hatırlıyorum gelişini,gidişişni hatırladığım gibi.ablam hastaydı doğduğu gün başlamıştı çilesi. daha anne kucağı görmeden atıvermişsiniz bir kenara,çünki b.hayırsız aşağılık bir adamdı,ve sen onu annenin evinde dünyaya getirmişsin. bakmamışsınız ölsün diye bir kenara atmışsınız,çocuk hastalanmış bağırsak tüberkilozu olmuş öylemi anne...?peki nasıl kıydın anne, nasıl kıydında hasta küçücük bir kızı evlendirdin...?
sonra kocadan gelince ba.la ne konuştunuz istanbul'a götürülmesine karar verdiniz?ozaman köyde her saat araç yoktu.ablamı ata bindirdin sen orda b..ma,götür bunu denize at derken daha denizin ne olduğunu bile bilmiyordum.nasıl bir vijdana sahiptin anne...ben duydum,anne duydum...ve sana uzun yıllar söyleyemedim.o denize at dediğin kızın sana senelerce baktı anne.arkasından söylemediğin kötüsöz kalmazdı. hayır bu kötü sözleri ablam haketmiyor,söyleyemezsin dediğimde beni öyle çok döverdinki,biliyorsun çok inatçıydım beni hiç ağlatamazdın. ama şimdi çok ağlıyorum anne.o günleri hatırladıkça, gözyaşlarım beynimden patlayıp çıkacak gibi oluyor.ozamanlar ağlatamadın ama şimdi çok ağlatıyorsun anne...içim çok acıyor anne insan yavrularına bukadar çektirirmiydi.?bizi neden doğurdun ozaman dediğimde,bana yarın senide görürüm demiştin,ama göremedin anne.biliyormusun ben hiç çocuk yapmadım.senin o sözün yüzünden bizlere yaşattıklarınız yüzünden,hiç çocuk yapmadım anne.biliyorum şimdi çok pişmansın ama,senin pişmanlığın birşeyi değiştimiyor artık.içimizdeki çocuk hep ağlıyor anneeee..! dila burçak
ANNEMİN ÜNZİLESİ BÖYLEDE MUTLU ablam ve eniştem yaşadıkları ona kalıcı hastalıklar bırakmış olsada o' bizimle mutlu ve hep mutluluk vermeye çalışıyor.benim onu mutlu etmeye çalıştığım gibi.allah beni onsuz bırakmasın... September 13 ANNEMİN ÜNZİLESİ ANLATIYORGEÇMİŞTE YAŞAMIYORUZ
GEÇMİŞİMİZİDE UNUTMUYORUZ
ANNEMİN ÜNZİLESİ ANLATIYOR çocukluğumda yaşadığım acıların bir zerresini anlatmak istiyorum. üç yaşlarında falanım,hatırlanmaz demeyin öyle bir hatırlanıyoki. annem bile nasıl hatıladığıma şaşırırdı.bir gün annem dövüne dövüne ağlıyor,herkez başına toplanmış.babam ahırdan iki inek,bir at ve annemin altınlarınıda alıp evi terk etmiş.o zenginliğin o varlığın içinde günler geçtikçe aç ve çaresiz kalmışız. o zaman üç kardeştik,ben ve iki küçük erkek kardeşim.kardeşlerim hastalanmaya başlamış,kimse gelip kapımızı çalmıyor.bir tas çorba getirenimiz yok,kurak bir köydeyiz.annem bizim açlığımızı avutmak için o gece gelinlik elbisesini yırtıp bana bir bez bebek yapmıştı. onunla beni uyuttu.uykumdan büyük bir feryat bağrışmalarla uyandım kardeşlerimden biri açlıktan ve bakımsızlıktan ölmüş. ben bir şey bilmeden o bez bebeğe sarılarak bir yorganın altında yatıyorum.öylece iki gün daha geçmiş,gene bağrışmalarla uyandım. öbür kardeşimde ölmüş.kapı üstüme örtülmüş,sürüne sürüne kalabalığa gidiyorum.bebeğimi kucağımdan almışlar,kalabalık çocuklar var. ben bebeğim diye ağlıyorum,beni kolumdan tutup içeriye atıyorlar. annemin yaptığı bez bebek kucağımdayken açlık duymuyordum. hiç birşey hissetmiyordum.bebeğimde yoktu annemde yoktu yanımda. annamin sesini duyuyordum,DÜN BİRİ ÖLDÜ, BU GÜN BİRİ hep aynı şeyi tekrar ediyordu.köyde ölü evine yemek götürürler, günlerdir açtım,biri beni kucağına almış yemek yediriyordu,o arada bebeğimi amcamın kızı almış.bebeğimi almaya çalışırken yemeklerin içine düştüm.büyüyünce yüzlerce oyuncak bebeğim oldu ama ben annemin yaptığını hiç unutamadım. elli yaşındayım ve hala o güne ağlıyorum.bende bilmiyorum bebeğimemi ağlıyorum, yoksa açlıktan ölen kardeşlerimemi?...dokuz yaşına geldiğimde dört kardeşim daha oldu.onlar aç kalmasın diye herşeyi yaptım.pavyonlarda çalışıp sarhoş eğlendirdim.onlarda aç kalmasın, sami ve yusuf gibi olmasınlar diye.allah'a şükürki onca gece hayatı sahne yaşamı boyunca,içki sigara gibi alışkanlıklarım olmadı. ben elli yaşına geldiğimde çalışamıyacağımı görünce,iki kız kardeşim birde erkek kardeşim beni tanımaz oldular.ellerine kalırım zannettiler. ama annemin son kızı benim kaşmirim,ana kıymeti bildiği gibi,abla kıymetide bildi.otuz iki yıllık evli olduğum eşimi ve beni asla yalnız bırakmadı.onun mutlu olduğunu görmeden ölmiycem allah'ın izniyle. ABLAM DİYORKİ ABLAM DİYORKİ
dizlerin bükülür yere düşersin kurumuş dallardan medet umarsın kanayan yüreğe merhem arasın dostların tekmesi ezerde geçer surlarla çevrili kader duvarım taşlara bassamda kalır izlerim kaç devir yaşasam gülmez kaderim dünyanın kahrından göçer giderim şahnur burçak
![]() SESSİZ ŞEHRİM alabildiğine düz,alabildiğne açık alabildiğine sessiz,kalabalğı sıralı her bir insanı aşktan yaralı kimisi nişanlı kimisi evli kiminin elleri pamuk,kiminin saçları yün sessiz şehrin dağı yok,tepesi yok,yeşilliği çok çok aradım çok dolaştım elele tutuşmuş bir mutluluk yok alabildiğine düz,alabildiğine geniş alabildiğine huzur her huzurun üzerinde bir isim yazılmış kimi sevmiş ölmüş,kimi hiç gülmemiş kimi arkasını dönüp,mutluluğum burası demiş benim sessiz şehrim kimisi nişanlı kimisi evli kimisi ermiş kimisi derviş her kalan varlık allah'ın emaneti denmiş çünki herşey sonunda ölmüş şahnur burçak
KAŞMİRİM narin ince yüzün,kaşmir özün,sivri sözün,merhametli özün.özlediğini bulamayan,kazancını sevdiklerine savuran her dokunduğu nesneyi gül zannedip,koklamaya çalışan, benim ruh ikizim,benim küçücük bacım harbi oluşuyla ,mert dürüst konuşmasıyla,dokuz köyden kovulan,allah katında sevilen,merhameti ve güzelliğiyle övülen,benim ruh ikizim küçücük bacım. sevgi aş değilki yenilsin.para değilki çalınsın. birlikten dirlik doğar denilen şeye inansın.doğruluğuyla dokuz köyden kovulan benim küçücük bacım... özümden över,yüreğimden severim,zamanı gelipte gelmez yola gittiğimde,benimde seni nekadar sevdiğimi bıraktıklarımdan anlarsın.benim kaşmirim,benim tomurcuğum benim küçücük bacım...
TOPRAK VE KAYA'NIN KAVGASI toprak daima verimkardır,yediden yetmiş bilirki torak ana toprak anadır. ondaki vijdan,ondaki merhamet susuzda olsa,ondaki üretkenlik onu kurutmaz onu çürütmez.yağmur yağar dolu düşer,ağlamaz isyan bilmez. üstünde duran kayanın iniltisi, gürültüsü, onun verdiği çiçekleri gülleri solduramaz.kayanın üzerine sincap çıkar,in üstümden diye bir inler,toprak ikiye ayrılır iniltisinden.derki:neden bukadar böbürleniyorsun,sokurdanıyorsun?bir sincap çıkmış üstüne nedir bu kükremen.hiç bir zaman şu güzelliklere boyun eğipte şu yakıcı güneşe gölge olmuyorsun. kayada derki:her gün böbürleniyorsun,insanlar gelip benim üzerime çıkıp,yükseği seyrediyorlar.sende çalçamur olup insanları kirletiyorsun. bir çiçek koparsalar,bir gül koparsalar,ellerini yıkıyorlar.ben sana gölge olayımda dahamı çok güller veresin,dahamı çok insanları kirletesin... toprakta derki:bütün insanlar benden yer, benden içer,bende büyür, bende saklanır.çünki ben ebediyet bir anayım.be hey nankör!üstü buz altı köz olasıca. allah sana öyle bir zelzele verecekki,sen yine taş olacaksın,bende ebedi bir BAŞ..... şahnur burçak
ABLAM DİYORKİ
sallallahü aleyhi vessellem efendimiz bir gün mescidinde namazını eda edip otururken,yanına sahabelerden biri gelir.ya muhammed benim bir derdim var,günlerdir beni birileri öldürmek istiyor,allah'tan ki duvara düşen hançerin gölgesini görüp,her seferinde kurtuluyorum ama genede korkuyorum der.efendimiz sorar,birilerine borcun varmı sahabe yok der.peki alacağın varmı?sahabe gene yok der.düşmanın varmı?yok der sahabe. kardeşin varmı der efendimiz,sahabe çok der. efendimiz ozaman düşmanı uzakta aramana hiç gerek yok der........
June 01 YÜREĞİMDEKİ YALNIZLIK YÜREĞİMDEKİ YALNIZLIK
yorgun gönlümde ne acılar,ne yıkılmışlıklar gizli.
tekrar ayağa kalkışlar,tekrar ama tekrar düşüşler işte yine ayakta yinedimdik,kendi ayaklarımın üzerinde duruyorum. ya ruhum! onugözyaşlarımla sulayıp hırsla büyüttüm. düşüşlerime neden olanların,çaresizliklerini göreceği günün sözünü vererek doyurdum...
hayatım boyunca tek dayanağım oldu,olmasaydı
ne yapardım bilmiyorum.oda benim baldudaklım,güneşyüzlüm,sevgi yüklüm,ablam...
o her derdimin ilacı bazen kesilen dermanımdı.
bazen annem,bazende o benim çocuğum olurdu.
tek yaşama nedenim,hayatta kalma sebebim oldu.
o benim dünyam oldu...
KİMSEYE KÜSMEDİM
|
||||||||||||||
|
|